admin tarafından yazılmış tüm yazılar

Oyyla Sabah Gazetesi’nde

Sabah Gazetesi’nin iş ve yönetim eki İşte İnsan’da İpek Hanım’la yaptığım röportajım yayınlandı. “Siberalemin jürisi” olarak adlandırıldık ve Oyyla’nın nasıl işlediği çok güzel anlatıldı. Takım arkadaşlarımın ismini o kadar vurgulamama, resimlerini göndermeme rağmen onlardan bahsedilmemesi üzücü olsa da, bir gazeteye haber olmak çok güzeldi.

Not: Haberde digg.com’dan, bigg.com olarak bahsedilmiş, meraklısına duyrulur.

Gökhan Çeliker

Oyyla Beta ile bir hafta

Oyyla, bir hafta önce beta olarak açıldı. Bu bir hafta kesinlikle açılmadan önceki günlerden çok daha yorucuydu. Açılmadan önce neler yapacağımıza, nasıl olacağına karar veriyorduk. Oyyla’nın açıldığı ilk gün ise iletişim formundan gelen mesajlara yetişemediğimiz anlar oldu(Gerçekten keyifli anlardı). Oyyla’dan bahseden bloglarda/sitelerde en az iletişim mesajları çok sayıda yorumlarla karşılaştık. Bu mesajlar sayesinde çoğumuzun gözüne çarpan/çarpmayan değişiklikler, geliştirmeler yaptık. Tabii ki Oyyla’ya sadece olumlu eleştiriler gelmiyordu. Ama Oyyla hakkında söylenen herşey bizim için önemli olduğundan, herkese mümkün olduğunca cevap yazmaya ve bu yorumlardan ders çıkarmaya çalıştık.

Bir hafta içinde 150′den fazla üyemiz oldu. Yaklaşık 300 farklı link gönderildi. Oyyla sayesinde daha önce hiç görmediğim, bilmediğim birçok güzel şey öğrendim.

Birçok web sitesinde Oyyla ile ilgili haber çıktı (Bugün bir gazetenin iş ve yönetim ekinden mesaj aldım, sınavım dolayısıyla fazla konuşamadık ancak haber yayınlandığı zaman haberdar edeceğim) Oyyla hakkında yazan herkese buradan teşekkür etmeyi borç biliyorum. Bu yazılardan bazılarına dikkat çekmek istiyorum:

Fikir olarak Digg ile aynıydık zaten. Güzel şeyler keşfedersiniz, beğendiğiniz şeyleri gönderirsiniz, yeni şeyleri ilk duyan olmak için bekleyenler sayfasında oyylarsınız. Bu fikri en başarılı olarak uygulayan Digg olduğundan, tasarımda eksik parçaları tamamlamak için Digg’i örnek aldım. Bu durumda “Digg’in kopyası” yorumlarının gelmesi normaldi, ama unutulan, ve asıl tartışılması gereken şey, Oyyla’nın amacıydı.

Medya gelişiyor. Artık gazetede bir yazı yazıp editörün bunu onaylamasını beklemek yerine blogumuza yazıp bunu diğer kişilerle paylaşıyoruz. Burada küçük bir sorun ortaya çıkıyor. Tüm blogları, haberleri takip etmemiz imkansız olduğundan, neyin güzel/faydalı/çarpıcı/kayda değer olup olmadığına birilerinin karar vermesi gerekiyor. İşte Oyyla burada devreye giriyor. Sizin için önemli şeyleri paylaşıyorsunuz, bir editör değil, aynen sizin gibi kullanıcılar oyylarıyla bu yazının önemli olup olmadığına karar veriyorlar. Bu sayede ana sayfada her zaman belirli bir sayıdaki kişi için önemli şeyleri görebiliyorsunuz.

“Bunu zaten Digg gayet güzel bir şekilde yapıyor, Oyyla’ya ne gerek var ki?” düşüncesi içinde olanlar için şöyle bir açıklama yapmak istiyorum: Ben Mersinliyim ve Mersin’in sahilini su basması beni gayet ilgilendiriyor. Ama tüm Türkiye açısından baktığınızda bu haberin çok da bir önemi kalmıyor. Aynı şekilde Digg’e Türkçe ya da Türkiye ile ilgili bir haber gönderdiğinizde diğer haberlerin arasında az ilgi görmekten “gömülüyor”. Bu açıdan baktığınızda neden Oyyla’ya ihtiyaç olduğunu anlayabiliyorsunuz.

Oyyla ilk haftasında tahmin ettiğimizden çok ilgi gördü. Oyyla Takımı olarak Oyyla’yı daha iyi bir site haline getirmek için her gün çalışıyoruz ve çalışmaya da devam edeceğiz. Umarım Oyyla her gün girmek isteyeceğiniz bir site olmaya her zaman devam eder.

Oyyla beta aşamasına geçti!

20 Mart 2007. Oyyla için büyük gün. Oyyla fikri üzerinde uzun süredir düşünüyor olsam da aktif olarak çalışmaya 31 Ocak’ta oyyla.com alan adını alarak başladım. Altyapı olarak daha önceden duyduğum Pligg’i kullanmaya karar vermiştim. Hemen logo düşünmeye başladım. Önce +(artı) işareti üzerinde yoğunlaşsam da !(ünlem) çok daha çekiciydi. Yeni neslin izlerini tek bir logoda taşımalıydı. Yuvarlak köşeler, renk geçişlerini tercih ettim. Oldum olası yerdeki yansımayı sevemedim zaten. 4 saat boyunca 2 kişinin görüşlerini de alarak logoyu tamamladım.

Bir yandan alan adının açılmasını sabırsızlıkla beklerken bir yandan da Pligg forumlarını kurcalamaya başladım. Bir yandan da sitenin diğer kısımlarını tasarlamakla uğraşıyordum. Birkaç saatlik bir uğraştan sonra üst kısmın nasıl olması gerektiğine karar vermiştim. Alan adımın açılmasıyla Pligg’i iyice kurcalamaya, tasarımımı uyarlamaya başladım. Öncelikle Türkçe karakter sorunlarıyla uğraşsam da Pligg forumlarında haykırışlarım sonucunda sorunu çözebildik.

Bir şeyi kullanıyorsam her yerini kurcalamam, her özelliğini kullanmam gerekir. Emin olun Oyyla’nın şöyle bir baktığınızda gördüğünüzden çok daha fazla özelliği var. Hatta şu an “Less is more

Oyyla takımı kuruldu

Daha önce tek başıma devam ettirdiğim Oyyla projesinin artık bir takımı var. Çekirdek yapının geliştirilmesi konusuna yoğunlaşan bir bilgisayar mühendisimiz(Erkan Deveci – Bilkent Üniversitesi) ve içeriğin geliştirilmesi ve denetlenmesi konusuna yoğunlaşan bir İngiliz dili ve edebiyatı uzmanımızın katılımı ile 3 kişilik bir takım olduk. Takımın daha verimli ve koordine bir şekilde çalışması için Basecamp’i tercih ettik.

Beta aşaması yakın görünüyor.

Oyyla ilk blog yazısı

Oyyla hakkında tüm gelişmeleri takip edebileceğiniz bir bloga sahip olmak ne kadar da güzel. Şu aralar Oyyla altyapısı çalışır olsa da fikir ve görsel açıdan tasarım aşamasında.

Altyapı olarak Pligg kullanıyoruz. Özgür yazılım felsefesine inanıyoruz ve sıfırdan birşeyler geliştirmektense açık kaynak kodlu bir yazılımı geliştirmenin ve bunları diğer insanlarla paylaşmanın herkes için çok daha faydalı olduğunu düşünüyoruz.

Her türlü görüşünüzü, isteğinizi, fikrinizi bilmek istiyoruz!