Oyyla Beta ile bir hafta
Salı, 27 Mart 2007Oyyla, bir hafta önce beta olarak açıldı. Bu bir hafta kesinlikle açılmadan önceki günlerden çok daha yorucuydu. Açılmadan önce neler yapacağımıza, nasıl olacağına karar veriyorduk. Oyyla’nın açıldığı ilk gün ise iletiÅŸim formundan gelen mesajlara yetiÅŸemediÄŸimiz anlar oldu(Gerçekten keyifli anlardı). Oyyla’dan bahseden bloglarda/sitelerde en az iletiÅŸim mesajları çok sayıda yorumlarla karşılaÅŸtık. Bu mesajlar sayesinde çoÄŸumuzun gözüne çarpan/çarpmayan deÄŸiÅŸiklikler, geliÅŸtirmeler yaptık. Tabii ki Oyyla’ya sadece olumlu eleÅŸtiriler gelmiyordu. Ama Oyyla hakkında söylenen herÅŸey bizim için önemli olduÄŸundan, herkese mümkün olduÄŸunca cevap yazmaya ve bu yorumlardan ders çıkarmaya çalıştık.
Bir hafta içinde 150′den fazla üyemiz oldu. Yaklaşık 300 farklı link gönderildi. Oyyla sayesinde daha önce hiç görmediÄŸim, bilmediÄŸim birçok güzel ÅŸey öğrendim.
Birçok web sitesinde Oyyla ile ilgili haber çıktı (Bugün bir gazetenin iş ve yönetim ekinden mesaj aldım, sınavım dolayısıyla fazla konuşamadık ancak haber yayınlandığı zaman haberdar edeceğim) Oyyla hakkında yazan herkese buradan teşekkür etmeyi borç biliyorum. Bu yazılardan bazılarına dikkat çekmek istiyorum:
- Eburhan Oyyla hakkında çok güzel bir rehber hazırladı.
- Internetizm Blog‘unda Oyyla’nın Pligg ve teması ile ilgili yasal konuları konuÅŸuldu.
- Türkiye’nin web2.0 Projeleri havuzu, BlogV2‘ye eklendik.
- Murekkep.org‘da, t-infection‘da ve bildirgec.org‘da da Oyyla hakkında konuÅŸuldu ama yorumlarda “Oyyla’nın kopya olması” dikkat çekiyordu.
Fikir olarak Digg ile aynıydık zaten. Güzel ÅŸeyler keÅŸfedersiniz, beÄŸendiÄŸiniz ÅŸeyleri gönderirsiniz, yeni ÅŸeyleri ilk duyan olmak için bekleyenler sayfasında oyylarsınız. Bu fikri en baÅŸarılı olarak uygulayan Digg olduÄŸundan, tasarımda eksik parçaları tamamlamak için Digg’i örnek aldım. Bu durumda “Digg’in kopyası” yorumlarının gelmesi normaldi, ama unutulan, ve asıl tartışılması gereken ÅŸey, Oyyla’nın amacıydı.
Medya gelişiyor. Artık gazetede bir yazı yazıp editörün bunu onaylamasını beklemek yerine blogumuza yazıp bunu diğer kişilerle paylaşıyoruz. Burada küçük bir sorun ortaya çıkıyor. Tüm blogları, haberleri takip etmemiz imkansız olduğundan, neyin güzel/faydalı/çarpıcı/kayda değer olup olmadığına birilerinin karar vermesi gerekiyor. İşte Oyyla burada devreye giriyor. Sizin için önemli şeyleri paylaşıyorsunuz, bir editör değil, aynen sizin gibi kullanıcılar oyylarıyla bu yazının önemli olup olmadığına karar veriyorlar. Bu sayede ana sayfada her zaman belirli bir sayıdaki kişi için önemli şeyleri görebiliyorsunuz.
“Bunu zaten Digg gayet güzel bir ÅŸekilde yapıyor, Oyyla’ya ne gerek var ki?” düşüncesi içinde olanlar için şöyle bir açıklama yapmak istiyorum: Ben Mersinliyim ve Mersin’in sahilini su basması beni gayet ilgilendiriyor. Ama tüm Türkiye açısından baktığınızda bu haberin çok da bir önemi kalmıyor. Aynı ÅŸekilde Digg’e Türkçe ya da Türkiye ile ilgili bir haber gönderdiÄŸinizde diÄŸer haberlerin arasında az ilgi görmekten “gömülüyor”. Bu açıdan baktığınızda neden Oyyla’ya ihtiyaç olduÄŸunu anlayabiliyorsunuz.
Oyyla ilk haftasında tahmin ettiÄŸimizden çok ilgi gördü. Oyyla Takımı olarak Oyyla’yı daha iyi bir site haline getirmek için her gün çalışıyoruz ve çalışmaya da devam edeceÄŸiz. Umarım Oyyla her gün girmek isteyeceÄŸiniz bir site olmaya her zaman devam eder.