Sordum: Sence niye filme 'Mustafa' demişler de, 'Kemal' dememişler? Anında cevap verdi: " Mustafa dahasamimi, halka daha yakın bir isim."
Algı böyle. Haksız da değil öyle düşünenler. Sanırım kelimeye 'ek' taktığınızda durum daha da netleşiyor:
Bir Kemalist'e, "Kemalci" dersen alışkanlık sebebiyle epey bozulur ama zıvanadan da çıkmaz hani.
...
Devam edelim: Ama aynı kişiye "Mustafacı" derseniz, işte onu asla kabul etmez. Hatta kabul etmemek ne kelime, ilk duyduğunda anlamaz bile.
"Mustafacı diye herhalde bir İslamcıdan söz ediyor" diye düşünür. (Malum, Peygamberin, Hz. Muhammed'in adıdır Mustafa.)
...
Yani Can Dündar, filme 'Mustafa' adını verdikten sonra, ancak bir "süper kahramanlık öyküsüyle" paçayı kurtarabilirdi.
Değil mi ki romantizm kazanına, 'bir tutam gerçek' attı, artık ağzıyla kuş tutsa yaranamaz mütecaviz Kemalistlere.
Emre AKÖZ böyle başlıyor bir yazısına. Kendinden menkul değerinden dolayı bir dokunulmazlık ve samimiyet bulmuş filme verilen Mustafa isminde. Filme atıldığından bahsettiği bir tutam gerçek de; Mustafa Kemal'in ağzından "Kürtlere özerklik-muhtariyet verilmesi" hususundaki sözler olsa gerek.
Yorumlar