Atatürk Hakkında Yazılar Ve Şiirler.. Dünyanın Gözünde Dilinde Düşüncelerinde Atatürk ?
Atatürk Hakkında Bildikleriniz ve Bilmedikleriniz Hakkında Herşey !
Evet Atatürk Hakkında Yazılar Şiirler ilgili Resimler Ve Herşey:
Bir Kaç Tane Atatürk Şiiri:
Atatürk 100.Yıl Marşı
Dünya lideridir ATATÜRK
Seninle dimdik,
En yüce Türk,
ATATÜRK,ATATÜRK,
Bir ulus seninle uyandı
Bayrağımız al beyaz
Semada dalgalandı
En yüce Türk,
ATATÜRK,ATATÜRK,
Dünyanın gözü bizde,
En güzel bayramlar bizde,
En yüce Türk,
ATATÜRK,ATATÜRK,
Yüzyılın içinde tarih yazdık,
Vatan uğruna şehitler verdik,
En yüce Türk,
ATATÜRK,ATATÜRK,
Dünya lideridir ATATÜRK
Seninle dimdik,
En yüce Türk,
ATATÜRK,ATATÜRK
Atatürk
ATATÜRK vatanın yılmaz rehberi,
ATATÜRK Türklüğün ölmez önderi.
ATATÜRK milletin en son lideri,
ATATÜRK dünyada gurur kaynağım.
ATATÜRK ‘Ne mutlu türküm’ diyendir,
ATATÜRK düşmana dersini verendir.
ATATÜRK ilimdir, Atatürk fendir,
ATATÜRK tekniktir, irfan kaynağım.
ATATÜRK mazlumun hakkın aradı,
ATATÜRK zalime kılıç salladı,
ATATÜRK düşmanın kolunu bağladı,
ATATÜRK bayraktır, hürdür kaynağım.
ATATÜRK devrimci, yenilik yolu,
ATATÜRK insandı o hakkın kulu,
ATATÜRK açtırdı türkçe okulu,
ATATÜRK gösterdi ilim kaynağım.
ATATÜRK dünyaya doğmuş bir arslan,
ATATÜRK bir dağdır, sen ona yaslan.
ATATÜRK düşmana azgın bir kaplan,
ATATÜRK İNCE’ye ilham kaynağım.
Sabit İnce
Şimdi İse Atatürk Hakkında İlgili bilgi bigiler Yazı Ve Yazılara Geçelim:
Atatürke Dair Herşey. Yabancıların Ve Dünyanın Atatürk Hakkında Görüşleri Düşünceleri Ve Yazılar..
ABD’li Prof. Lowry’den “Atatürk bugün yaşasaydı ne yapardı?” sorusuna yanıt: AB’ye tam üyeliğe kuvvetli destek verirdi. Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı sorunlar için 21. yüzyıl çözümleri arıyor olurdu
ABD’nin en saygın eğitim kuruluşlarından Princeton Üniversitesi öğretim üyelerinden tarihçi Prof. Heath Lowry dün Atatürk’ün ölüm yıldönümü dolayısıyla Washington Büyükelçiliği’nde düzenlenen bir törende “Atatürk Günümüzde Yaşıyor Olsaydı” başlıklı bir konferans verdi. ABD’de önde gelen Türkiye otoritelerinden biri olarak kabul edilen Prof. Lowry konferansında Atatürk’ün bugün yaşasaydı Türkiye’nin Batı dünyasıyla bütünleşmesine ve bu çerçevede AB’ye tam üyelik hedefine kuvvetli bir destek vereceğini savundu.
Washington’daki Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi tarafından düzenlenen toplantıda konuşan yapan Prof. Lowry kendisini “son 45 yıldır Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün taviz vermeyen bir hayranı” olarak tanıttı ve “vefat ettiği tarihten tam 70 yıl sonra neredeyse tek başına yarattığı ülkeye geri dönse idi aklından acaba neler geçerdi?” “Atatürk günümüzde yaşıyor olsa idi Türkiye nerede olurdu?” sorularına yanıt aradı. Prof. Lowry konferansında özetle şunları söyledi:
KIBRIS’IN ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜNE İÇERLERDİ
Atatürk’ün beni her zaman hayran bıraktıran tarafı uzun vadeye odaklanabilme yeteneği ve daha önemsiz meseleler yüzünden konudan sapmaması. Bu konuda bir örnek vermek gerekirse günümüzde yaşıyor olsaydı şüphesiz Türkiye’nin dünyadaki rolünün hâlâ çözüme kavuşmamış ve son 34 senedir çözüm bekleyen Kıbrıs sorunu ile rehin tutuluyor olmasından kaygı duyardı.
ASKERİN SİYASETİ ETKİLEMESİNE KARŞI ÇIKARDI
Karakterinin en dikkate şayan taraflarından biri de insanın aynı anda birden çok rolü üstlenemeyeceği konusundaki ısrarlı tavrı idi. Böylece siyaset dünyasına atıldığında üniformasını çıkarmakla kalmadı kendinden sonra siyasete girmek isteyecek tüm askeri erkânın da aynı şekilde davranması hususunda ısrar etti. Atatürk’ün bu konuda çizdiği rota takip edilmiş olsa idi 1960 1971 ve 1980 yıllarındaki askeri müdahalelere yol açan kargaşa kutuplaşma ve şiddet olaylarının önlenebilir olup olmadığını merak etmemek elde değil.
MİRASINI KORUYANLARDAN HAYAL KIRIKLIĞI
Atatürk günümüzde yaşıyor olsa idi mirasını koruduğunu iddia edenler kadar aynı şekilde kurmuş olduğu ülkeyi halihazırda idare edenlerden dolayı da hayal kırıklığı içinde olacağına yürekten inanıyorum. Her şeyden evvel vefatından yarım yüzyıl sonra dahi hayatta iken çözmeye çalıştığı iki meselenin yani Türkiye’nin toprak bütünlüğünün ihlal edilemez olması ve dinin devletteki rolünün hâlâ Türkiye gündeminde en üst sırada yer alıyor olmasından büyük rahatsızlık duyardı. Mustafa Kemal için din siyasi hesaplar uğruna kullanılmayacak şahsi bir mesele idi. Dini bu şekilde kullanma peşinde olanlar ise devletin bütün güçlerini karşılarında buldular.
AB’YE TAM DESTEK VERİRDİ
Bardağın dolu kısmına bakacak olursak Atatürk günümüzde yaşıyor olsa idi ülkesinin modernleşme hedefini gerçekleştirme yolunda attığı dev adımlardan son derece gurur duyacağından en ufak bir şüphe dahi olamaz. Bu çerçevede Türkiye’nin AB’nin tam üyesi olarak Batılı uluslar ailesi ile nihai anlamda bütünleşmesi için kesinlikle tüm gücüyle destek verirdi.
HEM AKP HEM CHP’YE SORU İŞARETLERİ
Mevcut hükümetin Avrupa tarafından ortaya konulan üyelik kriterlerine uyum sağlama konusunda ilerleme kaydedememesinden ötürü şüphesiz sabırsızlanırdı. Aynı noktadan hareketle kurmuş olduğu CHP’nin mevcut lider kadrosunun Türkiye’nin Batılılaşma hedefinin nihai anlamda gerçekleşmesini kendi içinde çelişen bir şekilde Türk devletinin laikliğe olan bağlılığını bir şekilde zayıflatmak üzere tasarlanmış İslamcı bir senaryo ile eşdeğer tutmasından son derece mutsuzluk duyardı.
21. YÜZYILIN ÇÖZÜMLERİNİ ARARDI
Mustafa Kemal günümüzde yaşıyor olsaydı her fırsatta yurttaşlarına birbirlerine görüşlerine saygı duymaları gerektiğini hatırlatmanın yanı sıra 21. yüzyıl sorunlarına 1920’lerin 1930’ların şartlarına uyacak şekilde tasarlanmış çözümlere geri dönmek suretiyle çözüm bulamayacakları gerçeğini kabul etmeleri gerektiğini de hatırlatırdı. Değişen zamanlara ve değişen şartlara uyum sağlama yeteneği Mustafa Kemal’in gerçek dehası idi. Mustafa Kemal Atatürk’ün hiç yapmadığı bir şey varsa o da bugünün ve yarının pahasına geçmişe saplanıp kalmaktı. Başka bir açıdan bakılacak olursa Atatürk günümüzde yaşıyor olsaydı Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı sorunlar için 21. yüzyıl çözümleri arıyor olurdu.
OSMANLI’YA DEĞİL AVRUPA’YA BAKARDI
Keza Müslümanlık konusunda edilen ortak bir sadakat yemininin Orta Doğu’da oynanabilecek makul bir koz olduğunu düşünecek kadar günümüzdeki Türk siyasetçilerinin bir kısmının göründüğü gibi saf da olmazdı. Dış politikaya dönük konsantrasyonu Osmanlı’nın geçmiş ihtişamını yeniden yaratmak yönündeki kusurlu imaj üzerine oturtulmuş yarım yamalak bir ideal ile şekillenmezdi. Daha ziyade bu Türkiye’nin Avrupalı uluslar ailesinin tam üyesi olarak güçlendirilmesine yönelik taviz vermeyen bir konsantrasyon olurdu.
Milliyet
Kısmen katıldığım noktalar var.
Atatürk düşmanları da Atatürk’ü putlaştıranlarda 1938 yılını halen geçememişlerdir. İki farklı gibi görünen zihniyet bana göre aynı doğrultuda olup geçmişte tıkalı kalıp geleceğe dair somut hiçbir şey yapamaktadırlar.
O günkü şartlarla bugünkü şartların aynı olamayacağını kavramak o kadar zor değildir. Zamanla olacak şeyler ve siyasetin bu denli pis oyunlarla sarılmış olmasından dolayı Atatürk’ün yapmak istedikleri elbet kendi ömrünce yetmiyecekti ! Ve yetmedi de. O kısa zamanda şöle yaptı böle yaptı yerine biraz objektif gerçekçilik baz alınarak yorumlar yapılması kanaatindeyim.
Yorumlar